(Foto: Alkım Ün, Tilki)
(Foto: Murat Demirtaş, Gökkuzgun)
(Foto: Hakan Yıldırım, Güzel Nazugum )
(Foto: Justin Fitzhugh, ODTÜ Kampüsü)
(ODTÜ tepelerinde ağaç dikimi)
(Foto: Mert Uz, Eymir Gölü)
ODTÜ’nün ne denli önemli ve eşsiz bir doğasının olduğunu anlamak için güncel bir uydu görüntüsünden
ODTÜ Arazisinin Ankara içindeki konumuna bakmak yeterli olacaktır aslında. Milyonlarca betonun
sıradaki lokması görümünde, insan eliyle var edilmiş eşsiz bir orman, İç Anadolu’nun doğal varlığını
koruyabilmiş yegane bozkırları ve bozkırın vahası konumunda bir sulak alan:Eymir Gölü.
Büyük bir şehre bu kadar yakın olan ve etrafında kendine eşdeğer başka bir alan olmayan, Türkiye’nin en
büyük kampüs alanı olan bu korunaklı alan, elbetteki eşsiz bir doğa tasviri uyandıracaktır zihinlerimizde...
Gerçekten de ODTÜ, bizleri yanıltmıyor ve 33 milyonun üzerinde ağacıyla, yaklaşık 500 tür kır çiçeğiyle,
23 tür memeli canlısı, 9 tür sürüngeni, 126 tür kelebeği ve 226 kuş türüyle, şehrin gündelik hayatının ve
koşuşturmacasının sıkıntısını yok edecek, bizlere temiz bir hava sunacak, insanlara yaşama dair farklı
bilgiler verebilen bozulmamış bir doğa parçası konumunda.
Fakat, gerek eşsiz doğal zenginlikleriyle, gerekse de birçok eski medeniyete ev sahipliği yapmış arazisiyle
I.Derecede Doğal Sit Alanı ve I.Derecede Arkeolojik Sit Alanı olan bu alan, son 20 yıldır süren tahribatlara
ilave yeni tehditlerle karşı karşıya.
Dün olduğu gibi bugün de Ankara’daki arazi rantının odağında ODTÜ Arazisi. Başta Ankara Büyükşehir
Belediyesi olmak üzere, villa düşkünü müteahhitler, kamu kurumları ve aklınıza gelebilecek her türlü
özel şirket ve hatta ODTÜ yönetiminin kendisi bile bu doğal zenginiklerin yerine alternatif zenginlikler
arayışı içinde.
2008’de ODTÜ’deki binaları yıkmakla tehdit eden ve ODTÜ’ye 2 milyon liraya yaklaşan ceza kesen
ODTÜ düşmanı, rant düşkünü Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in geçtiğimiz hafta
tekrar gündeme getirdiği, ODTÜ üzerinden geçerek Konya yolunu Eskişehir yoluna bağlayacak yol
projesi ve Eymir Gölü’nü yapay bir parka çevirme planları ODTÜ’yü yavaş yavaş bölerek ondan parçalar
koparmanın en somut hamlesi şu anda. Birbiri ardına gelecek yeni yağmalama projelerine kapı açacak
bu proje, Ankara’nın yegane bakir alanının, Ankaralının nefes kaynağının ve de ODTÜ’nün ruhunun da
sonunu hazırlayacaktır.
İnsanlık, binbir emekle var ettiği bir cenneti, bir uzvunu kendi eliyle yok etmenin eşiğinde,
ODTÜ doğasını korumak bugün geçmişe göre daha zordur ve gün geçtikçe daha da zorlaşacaktır. Ancak
bu, yapılamayacak bir şey değildir. ODTÜ gibi bir camia ve doğasever Ankara halkı buna bütünüyle önem
verirse bu oldukça kolay bir şekilde gerçekleşecektir.
Önümüzdeki süreç, gerek öğrencisi, akademisyeni, çalışanı, mezunuyla ODTÜ olarak, gekse de Ankara
halkı olarak ODTÜ Doğasını tehdit eden yanlış uygulamalara ve rant odaklı yağmalara karşı direnme,
ODTÜ Doğası’na sahip çıkma dönemi olmalıdır.
ODTÜ’yü VERMEYECEĞİZ!
odtunundogasi.org
4 Agustos 2011